2002 seçimlerinden hemen önce ve Başbakan olunca: “Ben gelişerek değiştim.”
Başbakanlığının 4. yılında: “Ben hiçbir zaman değişmedim. İslami fikirler değişmez.”
Bu sözlerin sahibi, bugün ülkemizin, TBMM'nin Başbakanıdır. Bizim, çiftçiye ''Ananı da al git!'' diyerek, bulunduğu makamı ne amaçlar için kullandığını açıkça ortaya seren SAYIN Başbakan'a ve gerici yandaşlarına önce birkaç diyeceğimiz, sonra da kendilerinden bir ricamız var.
Öncelikle şunu söylemeliyiz; biz karaçarşafın sözünü bile etmiyoruz, biz türbandan bahsediyoruz! Türbanın yayılmasını da geçtik, türban yasağının kaldırılmasından söz ediyoruz!
Bu yasak, Türkiye gibi bir ülkede nasıl kaldırılır? Nerede bizim Laiklik ilkemiz? Kimler, nasıl herşeyi kontrol ederek ülkeyi ellerine geçirdiler?!
Sayın Başbakan, kendisi gibi beyinlerin, şeriatçıların çoğalması için uğraşıyor belli ki!
Ve siz, kafasını aptal bir siyasi amaç için, baskıyla kapatan, türbancılar! Sizler, birgün ne amaçlar uğruna kullanıldığınızı anladığınızda malesef çok geç olacak!
Hiçbir üniversite rektörü, böyle bir saçmalığa göz yummayacak! Üniversiteler, alacakları kararı açıkladıklarında, Sayın Başbakan Beyefendi Hazretleri, evinde hop oturup hop kalkıyor olacaklar.
Ey sizler! Ey gerici, ey kafalarının dışı da içi de kapalı insanlar, ey menfaat için din ile siyaseti birbirine karıştıranlar! Sizler, asla bir din devletine dönüştüremeyeceksiniz ülkemizi!
Ne Sayın Tayyip Bey İstanbul'un imamı olacak, ne de bütün okullar İmam Hatip! Ne her taraf Kuran kurslarıyla dolacak, ne de yandaşlarınız çoğalacak!
“Hem laik, hem müslüman olunmaz. Ya müslüman olacaksın, ya laik. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.” -R. Tayyip Erdoğan -
Şaka değil bu sözler, görüntüde de izlediğiniz gibi, Recep Tayyip Erdoğan'a ait. Bu kişi, şuan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmaktadır. Sayın Başbakan'dır kendisi.
Recep Tayyip Erdoğan'a Sayın diyip duruyoruz burada; çünkü biliyorsunuz ki onun için Sayın kelimesi bir teröristten bahsederken kullanılacak bir kelime.
Dolayısıyla, biz de kendisinden bahsederken sık sık Sayın diyoruz, belki böylece gözümüzdeki değerinin kimlerle eşit olduğunu anlar.
Evet Sayın Başbakan'a ait olan bu cümleleri huzurunuza sunuyorum.
Bir siyasetçi ki, çıkıp ''Laikseniz, Müslüman değilsiniz!'' diyor, ve yaşadığı ülkede iktidar seçiliyorsa, durup düşünmek gereklidir.
Biz Atatürkçü nesilleriz bunu unutmayalım. Atatürk gibi büyük bir düşünürün, siyasetçinin kurduğu bir Cumhuriyet'in çocuklarıyız. Böyle bir ülkede, Laikliğin dinsizlik olduğunu savunan birini Başbakan koltuğunda görmekten nasıl rahatsız olmayız?!
Hatta ve hatta bu zihniyetteki insanların Cumhurbaşkanı seçilmesine, ülkede başörtüsünün kamu alanlarına kadar girmesine, dinin siyasileştirilmesine nasıl göz yumarız?!?
Şalvar, cübbe giyen KARDEŞLERİNİ örnek alan bir zihniyet, sizce ne kadar batı görüşlü, ne kadar LAİK bir kişi olabilir?
Laikliği, elinden gelse suç olarak gösterecek bir anlayışı var Sayın Başbakan'ın. Laiklik yakında hüküm giyecek, şaşırmayın.
Şalvardan cübbeden söz ederken o, bizler ciddiye almıyor, duymuyorduk söylediklerini. Ve birilerinin onların cezalarını vereceklerini umuyorduk. Ama hiç de öyle olmadı.
Şalvarı örnek alıyormuş, cübbeyi örnek alıyormuş! Merak ediyorum, kendisini ne zaman göreceğiz şalvarla, uluslararası platformlarda.
Siz, böylesine geri görüşlü birini ülke yönetiminde görmekten nasıl mutlu olabilirsiniz?
İlerlemek bu mudur? Batıyı örnek almak bu mudur? Laiklik bu mudur?
Evet görüyoruz kimleri örnek aldığını Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın. Kendisi yıllar önce savunduğu sözlerini, bugün gerçekleştirme yolunda ilerliyor.
Ama birşey unutuyor: Türkiye uyumuyor.
Hiçbir sözünü unutmuyoruz ve hiçbir sözünün, yaptığı hiçbir gafın unutulmasına, üzerinin kapatılmasına izin vermeyeceğiz!!!
Ve işte Sayın Başbakan'dan tarihi inciler:
“Ben Millet Meclisi’nin de dua ile açılmasından yanayım” (8.1.1996 Milliyet)-R. Tayyip Erdoğan -
“Türkiye kendine din olarak Kemalizmi almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir…”“Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’in etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.” -R. Tayyip Erdoğan -
Ve kendisi bu sözleriyle eğitim düzeyini de açıkça ortaya koymuştur. Kemalizmi bir din olarak adlandırmakla, Atatürk İlkeleri hakkında hiçbir fikri olmadığını ispatlamıştır. Bizi yormadan, kendi rezilliğini ortaya çıkardığı için ona minnettarız tabiki.
Evet, gelelim Kemalizmin kitlelere zorla dikte ettirilmiş olması görüşüne. Kemalizm bir din olmadığı gibi, dinlere ve inanca karışan, karşı çıkan bir ideolojik kavram da değildir.
Kemalizm ilkeleri ve politikası olan bir ideolojidir. Devlete, hukuka, halka, demokrasiye yönelik olması, dine karşı çıkması anlamına gelmemektedir.
Bu bilgi de Kemalizmin ne olduğundan bi' haber olan Sayın Başbakan'ımıza ufak bir armağan.
Türkiye Cumhuriyeti'nin SAYIN Başbakanı Tayyip Erdoğan türbanla ilgili açıklamalarında istikrarsızlığını korurken, yaşananlar ve ortaya çıkan görüntüler şaşırtıcı mı?
Recep Tayyip Erdoğan'dan inciler:
15 OCAK 2008 ''Türban simge olsa suç mu?
Siyasi simge olsa bile çözeceğiz.''
17 OCAK 2008 ''Yeni anayasayı beklemeye gerek yok. Türbanın çözümü çok kolay. Oturup beraber mutabık kaldığımız bir cümleyle çözülür.''
23 OCAK 2008 "Türban Konusunda Beklemek Niyetinde Değiliz"
23 OCAK 2008 ''Başörtüsü konusundaki gerilim yasal boşluklardan dolayı oluşuyor.''
Açıköğretim lise sınavları nedeniyle okullardaki türban uygulaması, dün öğleden sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelen bir telefon talimatıyla gevşetildi. Öğrenciler dün öğleden sonra olduğu gibi bugün de türbanlı olarak sınava girdi.
Üniversitelerdeki yasak konuşulurken, yüz bulanları görüyor ve kınıyoruz!
Türban'ın ne okullarda, ne kamu alanlarında, ne de sokakta YERİ YOKTUR!
Türban üniversitelere girerse, ve simge olarak algılanmaz, cezalandırılmazsa, okul sıralarında bikinili öğrenciler görmeye de alıştırmalılar kendilerini, SAYIN ''Başbakanlar''!!!
Prof. Dr. YALÇIN KÜÇÜK'ün daimi konuğu olduğu ve belki de televizyon tarihinin en iddialı, en dürüst ve doğru programı, NEDEN VE KİMLER TARAFINDAN YAYINDAN KALDIRILDI?
SKY Türk yetkilileri kararın tamamen ekonomik nedenlerden kaynaklandığını ve başka programları da yayından kaldıracaklarını açıkladılar.
Prof. Dr. Yalçın Küçük ise "Ben ayrıldığım kurumlar hakkında konuşmam" diyerek açıklama yapmayacağını belirtti.
Bakalım NİHAT GENÇ de bu adi bahaneye kurban olacak mı?! Bakalım Nihat Genç'in programı da ''ekonomik imkansızlıklar'' sebebi ile sonlandırılacak mı?!
Merak ediyoruz: Kalemlerin yazdıkları kimleri yerinde rahat bırakmadı, ve Kılıçlar kimlere dokundu?!