“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir lafı koskoca bir yalan. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.” -R. Tayyip Erdoğan -
“Hem laik, hem müslüman olunmaz. Ya müslüman olacaksın, ya laik. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.” -R. Tayyip Erdoğan -
Şaka değil bu sözler, görüntüde de izlediğiniz gibi, Recep Tayyip Erdoğan'a ait. Bu kişi, şuan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmaktadır. Sayın Başbakan'dır kendisi.
Recep Tayyip Erdoğan'a Sayın diyip duruyoruz burada; çünkü biliyorsunuz ki onun için Sayın kelimesi bir teröristten bahsederken kullanılacak bir kelime.
Dolayısıyla, biz de kendisinden bahsederken sık sık Sayın diyoruz, belki böylece gözümüzdeki değerinin kimlerle eşit olduğunu anlar.
Evet Sayın Başbakan'a ait olan bu cümleleri huzurunuza sunuyorum.
Bir siyasetçi ki, çıkıp ''Laikseniz, Müslüman değilsiniz!'' diyor, ve yaşadığı ülkede iktidar seçiliyorsa, durup düşünmek gereklidir.
Biz Atatürkçü nesilleriz bunu unutmayalım. Atatürk gibi büyük bir düşünürün, siyasetçinin kurduğu bir Cumhuriyet'in çocuklarıyız. Böyle bir ülkede, Laikliğin dinsizlik olduğunu savunan birini Başbakan koltuğunda görmekten nasıl rahatsız olmayız?!
Hatta ve hatta bu zihniyetteki insanların Cumhurbaşkanı seçilmesine, ülkede başörtüsünün kamu alanlarına kadar girmesine, dinin siyasileştirilmesine nasıl göz yumarız?!?
Şalvar, cübbe giyen KARDEŞLERİNİ örnek alan bir zihniyet, sizce ne kadar batı görüşlü, ne kadar LAİK bir kişi olabilir?
Laikliği, elinden gelse suç olarak gösterecek bir anlayışı var Sayın Başbakan'ın. Laiklik yakında hüküm giyecek, şaşırmayın.
Şalvardan cübbeden söz ederken o, bizler ciddiye almıyor, duymuyorduk söylediklerini. Ve birilerinin onların cezalarını vereceklerini umuyorduk. Ama hiç de öyle olmadı.
Şalvarı örnek alıyormuş, cübbeyi örnek alıyormuş! Merak ediyorum, kendisini ne zaman göreceğiz şalvarla, uluslararası platformlarda.
Siz, böylesine geri görüşlü birini ülke yönetiminde görmekten nasıl mutlu olabilirsiniz?
İlerlemek bu mudur? Batıyı örnek almak bu mudur? Laiklik bu mudur?
Evet görüyoruz kimleri örnek aldığını Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın. Kendisi yıllar önce savunduğu sözlerini, bugün gerçekleştirme yolunda ilerliyor.
Ama birşey unutuyor: Türkiye uyumuyor.
Hiçbir sözünü unutmuyoruz ve hiçbir sözünün, yaptığı hiçbir gafın unutulmasına, üzerinin kapatılmasına izin vermeyeceğiz!!!
Ve işte Sayın Başbakan'dan tarihi inciler:
“Ben Millet Meclisi’nin de dua ile açılmasından yanayım” (8.1.1996 Milliyet)-R. Tayyip Erdoğan -
“Cumhurbaşkanı’nın imam hatipli olacağı günler yakındır” (5.2.1996 Akit) -R. Tayyip Erdoğan -
“Türkiye kendine din olarak Kemalizmi almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir…”“Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’in etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.” -R. Tayyip Erdoğan -
Ve kendisi bu sözleriyle eğitim düzeyini de açıkça ortaya koymuştur. Kemalizmi bir din olarak adlandırmakla, Atatürk İlkeleri hakkında hiçbir fikri olmadığını ispatlamıştır. Bizi yormadan, kendi rezilliğini ortaya çıkardığı için ona minnettarız tabiki.
Evet, gelelim Kemalizmin kitlelere zorla dikte ettirilmiş olması görüşüne. Kemalizm bir din olmadığı gibi, dinlere ve inanca karışan, karşı çıkan bir ideolojik kavram da değildir.
Kemalizm ilkeleri ve politikası olan bir ideolojidir. Devlete, hukuka, halka, demokrasiye yönelik olması, dine karşı çıkması anlamına gelmemektedir.
Bu bilgi de Kemalizmin ne olduğundan bi' haber olan Sayın Başbakan'ımıza ufak bir armağan.
“Bir tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye, millet isterse tabii ki gidecek be.” -R. Tayyip Erdoğan -
İşte bu cümleyi kuran bir kişinin ne siyasetçi olarak toplumda bir yeri olması normaldir, ne de Türk Vatandaşı olması.
Sizleri düşünmeye davet ediyoruz... Ve gerçekleri görüp, konuşmaya!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder